RUKEN KİLERCİ, SERHAT KENTİN YILLARCA KANAYAN YARASINI NASIL KAPATTI?
Siyaset kulislerinde "Ankara’yı Ağrı’ya taşıyan vekil" olarak anılan AK Parti Ağrı Milletvekili Ruken Kilerci, klasik siyasetçi kalıplarını altüst eden çalışma tempoyla kentin makus talihini tersine çeviriyor.
"Ağrı’da doğup Erzurum’da ölüyoruz" fısıltısını mahkemelik bir kader olmaktan çıkarıp tarihe gömen Kilerci’nin hikayesi, bir kentin sağlıkla yeniden doğuşunun romanı gibi okunuyor.
AĞRI – Türkiye siyasetinde bazı figürler vardır; seçimden seçime şehre uğrar, genel geçer cümlelerle kürsüden iner ve Ankara’nın gri caddelerinde kaybolur. Bir de Ruken Kilerci gibi isimler vardır. Kilerci, göreve geldiği ilk günden bu yana ne mazeret üretti ne de "coğrafi zorlukların" arkasına sığındı. Tam aksine, Ağrı’nın en hassas, en can yakan, en çok "çözülemez" denilen kangrenine doğrudan parmak basarak işe başladı: Sağlık.
Yıllar boyunca bu coğrafyanın insanının içini sızlatan, acil bir vakada ya da uzman muayenesinde akla ilk gelen o karamsar cümle: "Ağrı’da doğup Erzurum’da ölüyoruz." İşte Ruken Kilerci, tam da bu cümleyi ortadan kaldırmak için Beştepe ile Ağrı arasında demirdan bir köprü kurdu.
Beştepe’de Dosya Dosya Savunan Bir İrade
Kilerci’nin başarısının sırrı masabaşı siyasetinde değil, doğrudan lider diplomasisinde yatıyor. Kısa süre önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Beştepe’de gerçekleştirdiği kritik zirve, Ağrı’nın sağlıkta kırılma noktası oldu. Kilerci, elinde Ağrı’nın eksik branş listeleri, yetersiz kalan fiziki alanları ve dev hastane projelerinin vizyon dosyalarıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kapısını çalarken, sıradan bir milletvekili değil, adeta bir kentin avukatı gibi hareket etti.
O görüşmeden çıkan irade, bugün Ağrı’da toprak üzerindeki betonarme devrimlere dönüşüyor:
-
İhale Safhasındaki 500 Yataklı Dev Devlet Hastanesi: Ağrı’nın gelecekteki 50 yıllık sağlık yükünü sırtlayacak bu devasa kompleks, sadece bir bina değil; kentin "sevk edilen" değil, "şifa dağıtan" bir merkez olacağının mühhrü.
-
270 Yataklı Üniversite Hastanesi ve Tıp Fakültesi: Kente akademik bir akıl, nitelikli hekim havuzu ve ileri tıp teknolojisi kazandıran bu stratejik hamle, Doğu Anadolu’nun sağlık dengelerini değiştiriyor.
-
Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi: En hassas demografik grubumuz olan anneler ve yavrular için tasarlanan bu modern tesis, bölgedeki vicdani sorumluluğun en somut nişanesi olarak yükseliyor.
"Binler Fısıldarken, O İcraat Konuşturdu"
Hastane duvarları yükselirken "Peki ya doktorlar?" sorusu halkın dilindeyken, Kilerci’nin Ankara’daki sessiz ama derinden yürüttüğü mesai meyvelerini verdi. 131. DHY ve son olarak peş peşe açıklanan 2026/3 İlk Defa ve Yeniden Atama dönemleriyle Ağrı’ya sevk edilen 47 kişilik yeni kadro takviyesi (Uzman tabipler, pratisyenler, uzman diş tabipleri, diş hekimleri ve eczacılar), mevcut Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin dahi nefes almasını sağladı.
Bugün Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin koridorlarında artık "doktor bulamadık" isyanı yerini, branşlarında uzman isimlerin katıldığı muayene kuyruklarındaki tebessümlere bırakıyor.
Tarihe Not Düşülüyor: Ağrı, Makus Talihini Kırıyor
Siyasetin parıltılı salonlarından çok, Ağrı’nın ayazında, hastane koridorlarında, köylerin ve ilçelerin sokaklarında iz bırakan Ruken Kilerci, klasikleşmiş "vekilli" tanımını kökten değiştiriyor.
"Ağrı’ Ağrı olalı böyle hizmet, böyle çalışan bir vekil görmedi" fısıltısı artık sokaklarda yüksek sesle dile getiriliyor. Kilerci’nin attığı her imza, kurduğu her cümle ve Ankara’da aşındırdığı her kapı, Ağrı’nın çocuklarına daha güvenli, daha sağlıklı ve başı dik bir gelecek bırakıyor.
Erzurum yollarındaki ambulansların siren sesleri yerini, Ağrı’nın kendi hastanelerinde yankılanan şifa dualarına bırakıyor; çünkü Ruken Kilerci, kentin kalbindeki o eski yaraya mühür basmayı başardı.
Yorumlar (0)
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.