Şeyh Ahmed Yasin, modern İslam tarihindeki en etkileyici figürlerden biridir. Boyundan aşağısı felçli olmasına rağmen, sarsılmaz imanı ve stratejik dehasıyla bir halkın kaderini değiştiren Yasin, sadece Hamas’ın kurucusu değil, aynı zamanda İslam ümmeti için bir diriliş sembolüdür.
Çocukluk Yılları ve "Nekbe" Sürgünü
1937 yılında Filistin’in Askalan şehri yakınlarındaki El-Cura köyünde doğan Ahmed Yasin, henüz 3 yaşındayken yetim kaldı. Çocukluğu, Filistin tarihinin en acı dönemi olan 1948 Arap-İsrail Savaşı (Nekbe) ile şekillendi. Ailesiyle birlikte doğduğu topraklardan sürülerek Gazze’deki mülteci kamplarına sığınmak zorunda kaldı. Bu erken yaştaki sürgün, onun ilerideki mücadelesinin temel motivasyonu oldu.
Sakatlık ve Eğitim Hayatı
Gençlik yıllarında hem ilmi hem de sportif faaliyetlerle ilgilenen Yasin, 1952 yılında bir yüzme etkinliği sırasında geçirdiği kaza sonucu boyun kemiğinin kırılmasıyla boyundan aşağısı felçli kaldı. Ancak bu engel, onun azmini kırmadı:
-
Akademik Başarı: Kahire’deki El-Ezher Üniversitesi’ne kaydoldu ve buradaki eğitimi sırasında İslam dünyasının gidişatını etkileyen Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin) teşkilatıyla tanıştı.
-
Entelektüel Birikim: Filistin’e döndüğünde hem İslami ilimlerde hem de kültürel alanda donanımlı bir lider adayı olarak dikkat çekti.
Hamas’ın Doğuşu ve İntifada Yılları
1967 işgalinden sonra Filistin halkının manevi liderliğine soyunan Şeyh Ahmed Yasin, 8 Aralık 1987 tarihinde, dava arkadaşlarıyla birlikte İslami Direniş Hareketi (HAMAS)’ı kurdu.
-
1. İntifada: Hamas, kuruluşundan kısa süre sonra başlayan 1. İntifada’nın öncü gücü haline geldi. Yasin’in tekerlekli sandalyesinden yönettiği bu direniş, Filistin halkına büyük bir özgüven kazandırdı.
-
Esaret ve Direniş: 1989’da İsrail tarafından tutuklanan Yasin, ağır işkencelere maruz kaldı. 1997 yılında, başarısız bir Mossad suikast girişimi sonrası yakalanan ajanlarla takas edilerek serbest bırakıldı ve Gazze’ye kahraman gibi döndü.
Şehadeti: Bir Sabah Namazı Çıkışı
Siyonist rejim için en büyük tehdit unsuru haline gelen Şeyh Ahmed Yasin, 22 Mart 2004 tarihinde, Gazze’de sabah namazını kılıp camiden çıktığı sırada İsrail helikopterlerinden atılan füzelerle hedef alındı. Tekerlekli sandalyesinde, yanındaki korumalarıyla birlikte şehit edildi.
Ahmed Yasin, şehadetinden önce İslam ümmetinin sessizliğini şu sarsıcı sözlerle tarihe not düşmüştü:
Ona göre zaferin anahtarı iki unsura bağlıydı:
-
İslam Ahlakı: Doğruluk, güvenilirlik ve ahde vefa.
-
İlim: "Cehaletle zafer elde edemeyiz. İlim, gelecekte düşmanımıza karşı kullanacağımız en büyük silahımızdır."