20. yüzyıl İslâm düşüncesine ve siyasi hareketlerine yön veren en önemli isimlerden biri olan Hasan el-Benna, sadece bir düşünür değil, aynı zamanda kitleleri peşinden sürükleyen bir teşkilatçıydı. İşte Mısır'ın taşra kasabasından başlayıp dünya çapında yankı bulan bir hareketin liderliğine uzanan hayat hikayesi ve öğretisi.


Hayatı: Taşradan Kahire’ye Bir Uyanış Öyküsü

Hasan el-Benna, Ekim 1906 tarihinde Mısır’ın Buhayra vilayetine bağlı Mahmudiye kasabasında dünyaya geldi. Babası Şeyh Abdurrahman el-Benna, el-Ezher eğitimi görmüş bir hadis alimiydi. Çocukluğu, Batılılaşma etkisinden uzak, geleneksel ve İslâmî bir çevrede geçti.

1923 yılında üniversite eğitimi için Kahire’ye gitmesi, Benna’nın hayatında dönüm noktası oldu. İngiliz işgalini bizzat yerinde gözlemleyen genç Benna, Mısır’ın yaşadığı siyasal, ekonomik ve ahlaki çöküşü yakından inceledi. Reşid Rıza gibi önemli düşünürlerin fikirleriyle tanışarak İslâm dünyasının geri kalış nedenleri üzerine kafa yordu.

1927’de öğretmen olarak atandığı İsmailiye kentinde, halkın yaşadığı yozlaşmaya karşı toplumsal bir ıslah hareketi başlatmaya karar verdi. 1928 yılında Müslüman Kardeşler (İhvân-ı Müslimîn) hareketini kurdu. Hareket, kısa sürede yayılarak on yıl içinde tüm Mısır’da etkili bir siyasi güç haline geldi. 1940’lara gelindiğinde 3 bin şubeye ve yüz binlerce üyeye ulaştı.

Benna'nın bu yükselişi, işgalci İngilizleri ve dönemin Mısır yönetimini rahatsız etti. Baskılar ve tutuklamalar sonuç vermeyince, Benna 12 Şubat 1949 tarihinde uğradığı bir suikast sonucu şehit edildi.


Öğretisi ve Fikir Dünyası

Hasan el-Benna, kendini bir filozof değil, bir davetçi ve ıslahatçı olarak tanımlardı. Onun düşünce dünyasının temelini şu başlıklar oluşturur:

  • Kapsayıcı İslâm Anlayışı: İslâm'ı sadece bir ibadetler bütünü olarak değil; siyaset, ekonomi ve aile hayatını düzenleyen kapsamlı bir hayat tarzı olarak sundu.

  • Tedricî Islahat: Radikal devrimler yerine halkın ve bireyin eğitim yoluyla dönüştürülmesini savundu.

  • İçtihat ve Yenilenme: İslâm’ın her döneme hitap edebilmesi için içtihadın önemine vurgu yaptı. Parlamenter sistemin İslâm’ın özüyle çelişmediğini savundu.

  • Ümmet Bilinci ve Bağımsızlık: Batı’nın maddeci medeniyetine sert eleştiriler getirirken, sömürgeciliğe karşı aktif mücadeleyi ve ümmetin egemenliğini hedefledi.

  • İdeolojilere Bakışı: Milliyetçilik ve vatanseverlik gibi kavramları, İslâm inancıyla çatışmadığı sürece (akrabaya yardım, vatana hizmet gibi) kabul etti; ancak ırkçılığa dönüşmesine karşı çıktı.


Öne Çıkan Eserleri

Hasan el-Benna, derinlikli analizlerini ve hareketinin yol haritasını şu temel eserlerde toplamıştır:

  1. Risaleler: Hareketin temel manifestosu niteliğindedir.

  2. Dava ve Davetçinin Hatıraları: Kendi yaşamını ve hareketin kuruluş sürecini anlattığı otobiyografik eseridir.

  3. Me’surat Dualar: Manevi terbiyeye yönelik hazırladığı dua ve vird kitabıdır.