Bölgedeki yer altı yapılarının geçmişinin Kalkolitik Dönem’e kadar uzandığı, Roma İmparatorluğu'nun Hristiyanlığı kabul etmesinden sonra ise bölge halkı tarafından gizli bir yer altı şehri olarak kullanıldığı değerlendiriliyor. Uzmanlar, Gebeoğlu Tepesi’nin stratejik konumu nedeniyle bir savunma kalesi olarak kullanılmış olabileceğine dikkat çekiyor.
"Üç Yıl İçinde Her Şey Deforme Edildi"Kastamonu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, bölgedeki tahribatın boyutlarını şu sözlerle anlattı:
Gözle Görülür Değişim: "Üç yıl önce geldiğimizde sütunlar, duvarlar ve oda girişleri net bir şekilde görülüyordu. Bugün ise çoğu yerin kapandığını ve deforme edildiğini görüyoruz."
Stratejik Yapı: "Kaya kitlelerinin etrafında Horasan harcıyla yapılmış yapılar ve 15-20 metre ilerleyen tüneller mevcut. Buranın acilen arkeolojik incelemeye alınması gerekiyor."
Köylülerin Tanıklığı: "Yer Altında Hamamlar Vardı"Bölgeyi yakından tanıyan Hasan Ünlü, yer altı yapılarının içerisindeki görkemi şu ifadelerle tarif etti:
"Eskiden yapıların %80'i ayaktaydı. Yer altında hamam tarzı, mükemmel işçilikle yapılmış yerleşim yerleri bulunuyordu. Oval biçimli odalar ve birbirine bağlanan kapılar vardı. Ancak defineciler burayı talan etti, girişleri toprakla kapattı."