Değerli kardeşlerim
Öyle bir cendereden geçiyoruz ki; ilk örnek olan Habil ile Kabil’den başlayıp, şu an milyonlar hatta milyarlarla ifade edilebilecek örneklere sahibiz. Ancak buna rağmen, "duruş" olarak örnek alabileceğimiz kişi sayısı maalesef kısıtlı görünüyor.
Neden mi? Çünkü başta her şeyiyle, şeksiz ve şüphesiz rehberimiz olan Peygamberimiz (s.a.v.), ashab-ı güzin, akabinde dört halife ve sonrasında gelen Selçuklu ile Osmanlı gibi İslam devletleri varken; şimdilerde geçmişini ve tarihini unutmuş bir nesil ile karşı karşıyayız. Batıl bir devlet anlayışı ve taklitçilik neticesinde; ahlaki, iktisadi ve sosyal bir çöküş noktasına geldik.
Ama elbette bu memleket bizim! Kurtuluşun yolu ise "emr-i bi'l-maruf ve nehy-i anil münker" (iyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak) ilkesini tam manasıyla uygulamaktan geçiyor. Peygamberi bir anlayış ve yaşantıyla mücadeleye devam edeceğiz inşallah.