Davayı inceleyen Aile Mahkemesi; kocanın şans oyunları oynayarak eve alacaklıların gelmesine sebep olduğunu saptadı. Ancak kadının da eşine "salak", "pis mırık" gibi ifadelerle hakaret ettiğini, eşinin ailesiyle görüşmesini engellediğini, eve misafir kabul etmeyip sürekli eşya değiştirerek lüks masraf yaptığını belirledi.
Kadını kocasına kıyasla "ağır kusurlu" bulan mahkeme, çiftin boşanmasına ve kadının erkeğe tazminat ödemesine karar verdi.
"Eşit Kusur" Kararı Yargıtay’dan DöndüBölge Adliye Mahkemesi’nin (İstinaf) tarafları "eşit kusurlu" sayması üzerine dosya Yargıtay’a taşındı. Aile Mahkemesi'nin ilk kararında direnmesiyle devreye giren Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, milyonlarca çifti ilgilendiren emsal nitelikte bir değerlendirme yaptı.
Eve Misafir Kabul Etmemek ve Lüks Masraf Yapmak Ağır Kusur!Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, tarafların davranışlarını kıyasladığı kararında şu ifadelere yer verdi:
"Erkek eşin şans oyunları oynayıp borçlarını ödemediği, buna karşılık kadın eşin de erkeğe hakaret ettiği, erkeği evden kovduğu, yatakları ayırdığı, eve misafir kabul etmediği ve ev eşyalarını sürekli değiştirip masraf yaptığı görülmektedir. Gerçekleşen bu kusurlu davranışlar karşılaştırıldığında tarafların kusurlarının eşit sayılamayacağı, boşanmaya sebep olan olaylarda kadının ağır, erkeğin ise az kusurlu olduğu tartışmasızdır." Yargıtay Kararının Öne Çıkan BaşlıklarıEv Eşyalarını Sürekli Değiştirmek: Aile bütçesini zorlayacak şekilde sürekli eşya yenilemek ve masraf yapmak boşanma davalarında ağır kusur gerekçesi sayıldı.
Eve Misafir Kabul Etmemek: Eşin sosyal ilişkilerini kısıtlamak ve eve misafir gelmesine engel olmak evlilik birliğini sarsan ağır kusurlardan biri olarak kabul edildi.
Hakaret ve Aşağılama: Eşe yönelik kullanılan aşağılayıcı kelimeler maddi ve manevi tazminat yükümlülüğü doğurdu.
Bu kararla birlikte boşanma davalarında "ekonomik tutum" ve "sosyal yaşamı kısıtlama" eylemlerinin kusur oranını doğrudan etkilediği bir kez daha hukuken tescillenmiş oldu.