Antalya Diplomasi Forumu kapsamında gerçekleştirilen kabulde, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a merkezin faaliyetleri hakkında detaylı bilgi sundu. Rektör Özkan, merkezin kuruluş sürecinde sağlanan desteklerin, Türkiye’nin biyoteknolojik altyapısı için hayati bir eşik olduğunu vurguladı.
Kanser Tedavisinde Yüzde 95 Başarı PotansiyeliCAR-T hücre tedavisi, hastanın kendi bağışıklık hücrelerinin laboratuvar ortamında yeniden programlanarak kanser hücrelerini hedef alacak şekilde güçlendirilmesine dayanıyor. Özellikle geleneksel tedavilere direnç gösteren veya nükseden kan kanserlerinde (lösemi, lenfoma) kullanılan bu yöntem, dünya genelinde sınırlı merkezde uygulanabiliyor. Yöntemin, dirençli vakalarda yüzde 95’e varan başarı oranları ile umut verici sonuçlar ortaya koyduğu belirtiliyor.
Hedef: Geleceğin Kanser Tedavilerine Yön VermekAkdeniz Üniversitesi, bu merkezle yalnızca mevcut tedavileri uygulamayı değil, aynı zamanda ileri biyoteknoloji kapasitesini genişletmeyi hedefliyor. Prof. Dr. Özlenen Özkan, merkezle ilgili gelecek vizyonunu şu sözlerle özetledi:
"Önceliğimiz lösemi, lenfoma ve kemik iliği kanserleri olsa da, önümüzdeki dönemde beyin kanseri başta olmak üzere farklı solid (katı) tümörlerde de CAR-T benzeri hücresel tedavilerin kullanılabilmesi için bilimsel çalışmalarımızı genişleteceğiz."
Neden Önemli?Türkiye’de Bir İlk: Üniversite bünyesinde kurulan ilk yerli CAR-T altyapısı olma özelliğini taşıyor.
Stratejik Bağımsızlık: Kanser tedavilerinde dışa bağımlılığı azaltarak, yerli üretim ve klinik uygulama kapasitesini artırıyor.
Yeni Bir Ekosistem: İleri tedavi teknolojilerinde Türkiye’nin bilimsel atılım yapmasına zemin hazırlıyor.
Akdeniz Üniversitesi, bu stratejik adımıyla Türkiye’nin sağlık vizyonuna büyük bir katkı sunarken, kanser hastaları için de yüksek teknolojili ve umut dolu yeni bir tedavi seçeneği oluşturuyor.